<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: dog</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: dog</description>
    <item>
      <title>ko$ma lola, du$ersin</title>
      <description>-</description>
      <pubDate>Sat, 10 May 2008 01:19:39 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1437821-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>dog</author>
      <link>http://dog.sosyomat.com/blog/1437821</link>
    </item>
    <item>
      <title>$eker kiz candy ba$ina.</title>
      <description>-

</description>
      <pubDate>Mon, 28 Apr 2008 16:25:01 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1383000-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>dog</author>
      <link>http://dog.sosyomat.com/blog/1383000</link>
    </item>
    <item>
      <title>-an ending story</title>
      <description>-</description>
      <pubDate>Wed, 16 Apr 2008 21:31:21 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1341327-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>dog</author>
      <link>http://dog.sosyomat.com/blog/1341327</link>
    </item>
    <item>
      <title>hic sabah sabah g-force yenir mi</title>
      <description>---------------------------

ince bilekli ayaklari, uzerinde ayaklarinin..
corap giymemi$sin, yaz belli ki.
ya da corabin delikmi$, cikarmi$sin.
bilmiyorum-
topuklari sert sert, zimparaliyor tenini..
-yumu$acik ayaklarinin alti da.. ta$ladin mi?- diyorsun..
"evet ama krem surmedim" diyor; gulumsuyor, sesinden belli.
-olsun. yumu$acik, surme zaten bana sorarsan..-
".."
-peki sorma..-
".."
-uyudun mu..?-
"uyumadim" diyor. "ama uyanik da degilim."
-du$luyor musun.?-
"hhm.." diyor, belli belirsiz..
-uyku beyinle ilgili bir hadise, sen bariz uyaniksin- diyorsun.
"beynin yok senin der gibi" diyor, anlamamis sanki sahiden.
-yok, sacmalama, estafirullah, var, var ama uykuda yok gibi oluyor- diyorsun.
"ben de onu diyorum" diyor. "uyanigim, ama uyuyorum da."
-bana uyuyorsun sen, geyik yapiyoruz $unun $urasi.. uyumak icin gozlerinin acik olmasi lazim hem.-
"e acik i$te.."
-tamam biz ne dedik?-
".."
-susuyorsun ama ben hala gorebiliyorum seni, diyorsun. burasi kulagin, burasi memenin arkasi, burasi belin, burasi da a$i oldugun yer..penisilin.-
"o sendeki ignenin adi degil mi?" diyor, guluyor, sen gulmuyorsun, senin gulmedigine kani olana kadar guluyor. susup sonra, "yarin firina gidecegim" diyor.
-ne icin..-
"ekmek" diyor. "ekmeklerin icine ne koyuyorlar ogreneyim..kendim yapacagim, sulfurlu.."
-ekmek mi?-
"ekmek."
-zor degil mi ya- diyorsun.
"firinda ugrasamam zaten" diyor. "olursa bahceye.."
-ayazda kalmasin, soguk oluyor bak sabaha kar$i..-
"u$udun mu.."
-ustum acildi-
".."
-icimde yeller esiyor ama o ayri.-
"yelken."
-yeller.-
"yelken, demek ki yel'den geliyormu$.."
-arapca cok hileli de mi?- diyorsun. -yazili$i ayri dert, okunu$u ayri. cok matematiksel..hem 'bir rakami' bile arapca, biliyor muydun?-
"ne demek, arapca.?" diyor.
-bildigin harf onlarda. arapcada. alfabenin ilk harfi.-
"senin matematigin zayif degil ki" diyor. "kafadan dort i$lem yapabiliyorsun."
-rafadan dort yumurta yapsam daha makbule gecmez miydi allasen, ne i$ime yariyor..?- diyorsun.
"bicaga bakip kac dilim peynir kesebileceginin hesabini yaptin" diyor..
-kucuk islerin adamiyim i$te- diyorsun. -ancak o kadar..-
"boyle deme sevgilime..kizarim" diyor.
-sen donsene bu yone, ozlemistir sevgilin seni- diyorsun.
"uyduruyorsun" diyor. "ozlememistir.."
-uydurmuyorum..don-
"uyduruyorsun."
-uydurmuyorum..-
"uyduruyorsun"
-uyumuyorum.-
"uyuyorsun.."
-uyumuyorum..-
"uyuyorsun,uyan.."
-umuyorum..-
"umma..uyan.."
-uyanmiyorum..-
"uyan.."
-elleme..-
"uyan.."
-birak..-
-

---------------------------</description>
      <pubDate>Sun, 13 Apr 2008 05:08:28 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1326994-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>dog</author>
      <link>http://dog.sosyomat.com/blog/1326994</link>
    </item>
    <item>
      <title>terminal filminin analizi baglaminda tom hanks'in burnu</title>
      <description>basrol oyuncusu havalimaninda vize yada benzeri kagit isleri yuzunden sikisip kalmis, balkanlardan filandi sanirim, uyduruk-sirf film icin uydurulmus-bir ulkeden gelmis bir yabanci. aylar suresince bekletiliyor..
gun gunden gelisen surecte o ulkenin dilini ogrenmeye basliyor, insanlarla diyaloga giriyor, bos kapilardan birine yerlesiyor, yasam alani olusturuyor, sosyal statu sahibi filan oluyor.. oyle bi uzun iste..bekliyor.
diger basrol oyuncusu bir kadin..
ve ustelik havalimaninda. 
cok tuhaf..ama hostestir belki..
ki oyle, bir firmanin "ucus gorevlisi" olarak hayatini idame ettirmekte olusuna ilaveten ispanyol ya da italyan, animsayamiyorum, sevdalisi oldugu bir herifin kadrolu metresligini ustlenmis yillar yili. gunlerini metreslik ve hosteslikle gecirirken, belki verilen bir soz neticesi, belki 24. kare teknigiyle subliminal esigin asilmasi, kolektif bilinc etkisi belki, belki de sirf bolca bos vakitten, sevdalisini beklemeyi de kendisine ek is edinmis..bekliyor. adam evliymis, cocuklari varmis, cok zenginmis, o seni ne yapsinmis, hic umrunda degil. yelkenleri acmis bekliyor adami..buna binaen mi secmis hostesligi-ver elini hong kong hop oradan yeni trend irak filan is gezisine cikiyor adam her daim- bilinmez, ama yasami epeycedir sadece beklemekten ibaret..

filmin nihai sahnesinde ilk bekleyen, gunlerden bir gun muvaffak olup havalimanindan ayriliyor.. ikinci bekleyen de istedigi ne sahip durumda, bekleme ye devam ediyor. mutlu son.. bayilirim.

kanaat getirdim ki beklemek ikiye ayriliyor.
beklemenin ikiye ayrildigini duyan insanlar da ikiye ayriliyor.
birinci zumre icin cogu kez bu &#8220;irade disi&#8221; durum, kendinden sonra gerceklesecek olayi onceleyen, onu atesleyen, demleyen, akabinde verilecek tepkiyi vucuda getiren surec iken; ikinciler icin, kisiden azade bir surec olmaktan cikip, &#8220;bile isteye&#8221; surdurulen, aklin kontrolu ile genisleyen, kendinden baska tarimi olmayan verimli bir cografyaya, eylemin ta kendisine donusuyor..

ben galiba ikinci guruhun icindeyim.
gerci ilkinde olsan ne degisir,
her halukarda beklersin .
ve sen beklerken, gecer bir seyler..
ya da "bekledim" diyebilmekten.

inan bilmiyorum.

godot'ya saygilar.</description>
      <pubDate>Sat, 08 Dec 2007 02:53:54 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1011571-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>dog</author>
      <link>http://dog.sosyomat.com/blog/1011571</link>
    </item>
    <item>
      <title>ben, gus.</title>
      <description>siir filan yazmak istiyorum esasen, muhtelif temalar belledim hem kendime, "kisitlanmislik" "ne idugu belirsiz kimselerce denetlenme" "klonlanma" filan baslicalari, epey de populistim ustelik, kotaririm, valla bak, kastim da uygunken buna..
olmuyor ama nafile..bir sahne var icerde bir yerde, ondan bir kuple..
---
ben: 
-susacak.

gus: 
(susunca) -biz de ona bakacagiz.

ben: 
-biz de susacagiz.

gus: 
-hep birden susacagiz.

ben: 
-hep birden susacagiz.

(sessizlik)

gus:
-kizsa ne yapacagiz?

ben:
-ayni seyi.

gus:
istisnasiz.

---
musade etmiyor, tik tak tik tak tik tak tik tak tik tak tik..bu cikiyor ancak cika cika.onun da hali hazirda "tick *censored* tock" seklinde bir varyasyonu mevcut oldugundan, yazmiyorum.</description>
      <pubDate>Tue, 20 Nov 2007 02:53:22 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">977586-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>dog</author>
      <link>http://dog.sosyomat.com/blog/977586</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
